Göz Altı Morlukları

Gözlerimiz sayesinde biz dış dünyayı görürken başkaları da bizim iç dünyamızı görebilirler. Göz altları sağlık ve güzellik açısından önemlidir. “Gözler bir sanat şaheseridir, ancak onları gösteren çerçevesidir yani gözlerimizin çevresidir.” Gözleri çerçeveleyen gözkapakları, kaşlar ve göz altlarıdır. Göz altında oluşan sarkma, şişlikler ve renk koyuluğu (morluk) estetik anlayışa uymaz ve güzel değildir. Bunun nedeni bağ dokusu ve kolajen dokusunda azalma sonucu alt kapağın sarkması ile derinin kalınlaşması, deride elastikiyet kaybına bağlı kırışıklıklar, yağ birikimi (torbacıklar), deride pigmentasyon artımı ve göz çevresi damarlarında genişleme sonucu mor halkalar oluşmasıdır.

Göz altı morluklarının en önemli 3 nedeni

  • Göz altı derisinde meydana gelen pigment (cilt boya maddesi) artması.
  • Göz altı damarlarda genişleme ve kanın mor renginin ciltten görünmesi..
  • Göz altı torbacıklarının büyümesi sonucu meydana gelen gölgenin morluk olarak görülmesi.

Göz altı ve çevresi morlukları bazı ırklarda (mesela Pakistan ve Hindistan halklarında) daha sık görülür ve kalıtımsaldır. Hamilelik esnasında da deride lekeler oluştuğu gibi göz etrafında da morluklar ve melasma denen lekeler oluşabilir. Bazı hastalıklarda da göz altı morlukları oluşur. Bu hastalıklar: Kalp ve dolaşım bozuklukları, karaciğer ve böbrek rahatsızlıkları, guatr, bazı kan hastalıkları, K vitamini eksikliği, böbreküstü rahatsızlıklarıdır (Addison hastalığı). Damarları genişleten ilaçların bazıları ve uzun süre antibiyotik alınıp (tetrasiklin grubu) güneşe çıkıldığında da morluklar ve lekeler oluşur. Estetik uygulamalar sonucu da göz altı morlukları oluşabilir. Mesela gözkapağı ve burun ameliyatlarından sonra kanama olmuşsa kandaki demir pigmenti cilt altında toplanır ve cildin rengi koyulaşır. Lazer ve kimyasal soyulma işlemlerinden sonra güneşe çıkıldığında da lekeler oluşur ve göz altı rengi koyulaşır. Son zamanlarda aşırı gazlı içecek kullananlarda ve çok kahve içenlerde kafeine bağlı olarak göz çevresi renk değişiklikleri oluştuğu öne sürülmüştür. Göz altı morluklarının giderilmesinde nemlendirici ve renk açıcı kremler, masajlar, makyaj (make-up), kimyasal soyulma, lazer, radyo frekans ve cerrahi yöntemler kullanılır.

Kremler
Göz altı morluklarını azaltma özelliği olan kremler hem besleyici hem de deriyi soyma özelliklerini taşımalıdır. C vitamini ve soyucu asitler içeren kremler bu uygulama için en idealidir. Piyasada farklı C vitamini ürünleri mevcuttur, fakat içlerinde bence en uygunu hidrolize L-Askorbik asit içeren ürünlerdir. Diğer serbest moleküllü C vitaminleri molekül olarak büyük olduklarından cilde tam olarak giremez ve etkili olmazlar. Ayrıca içinde ilaveten anti-oksidan ve kolajen dokuyu artırıcı bulunan kremler erken vakalarda çözüm olabilir. Bu kremlerden çinko ihtiva edenler göz çevresi derisindeki serbest radikalleri ortadan kaldırır, göz çevresini enfeksiyonlara karşı korur ve aynı zamanda, meydana gelmiş olan şişmeleri ve damar genişlemelerini azaltır. Bu sayede göz altı derisi tekrar elastikiyetini kazanır ve gençleşir. Morluklar ve ciltte kırışıklar fazlaysa o zaman deriyi soymak için yine AHA (alpha hydroxy acid / alfa hidroksi asit) içeren ürünler haftada 2-3 defa kullanılmalıdır. Burada dikkat edilecek husus AHA ve diğer A vitaminli kremlerin C vitaminini nötralize edebileceğidir. Bu nedenle aynı gün kullanılmamalıdır. Bu arada şu hususu da unutmamak gerekir: Bütün bu maddeler arasında sadece hidrolize L-Askorblk asit yeni morluk ve kırışıklık meydana gelmesini önleyici etkisi en fazla olanıdır. Bu nedenle lekeler ve kırışıklıklar gittikten sonra da bir süre kullanılmalıdır. Ben bu arada piyasaya yeni sürülen K vitamini ürünlerini de kullanma ve C vitaminli kremlerle karşılaştırma imkânını buldum. Birkaç hastada iyi sonuçlar almama rağmen hiçbir zaman C vitamininde aldığım sonuçları K vitaminlyle alamadım. Bütün bu soyucu asit uygulamaları esnasında cilt kurur, bu nedenle her gece göz çevresi yoğun olarak nemlendirilmelldir. Ayrıca güneşli mevsimlerde de gözkapaklarına değmeden göz çevresinin koruyucu kremlerle korunması gerekir.

Kimyasal soyulma
Göz altı morluklarında tek başına kimyasal soyulmayla alınan sonuçlar geçicidir ve her zaman yeterli değildir. Mutlaka yukarıda belirtilen kremlerle uzun bir süre, daha İyi bir sonuç almak için tedaviyi kombine etmek gerekir. Doktorların en çok yaptıkları hata, damar genişlemesi sonucu meydana gelen morluklara da kimyasal soyulma uygulamalarıdır. Unutmayın kl hiçbir kimyasal soyulma damarları büzemez ve görünür damarları ortadan kaldıramaz. Kimyasal soyulma cildin üst tabakalarının yakılarak dökülmesine neden olur. Bu sayede yaşlanmış ve kalınlaşmış olan cilt yenilenir ve incelir. Aynı zamanda bu kontrollü bir yaralama olduğu için, iyileşme esnasında kolajen ve bağ dokusu artarak cildi daha elastik yaparlar. Kimyasal soyulma sonrası deri çok kuruduğundan özellikle geceleri yoğun bir nemlendirme gerekir.

Lazer
Eski lazerler ve bilhassa karbondioksit (C02) lazerleri, göz altı derisinin pigment tabakasını bozup kalıcı beyaz ve kırmızı lekelere neden olabilirler. K İP lazerleri özellikle damar genişlemesine bağlı morluklarda etkilidir. Ancak bu damar genişlemesi damar basıncının artmasına bağlıdır ve lazerden 1 -2 yıl sonra tekrar oluşabilir. Bu durum bir hata değildir. Lazer sonucu ortadan kaldırmış, ancak sebep ortadan kalkmadığı için damar genişlemesi tekrarlamıştır. Yeni nesil lazerler (Non-ablative ve fraksiyone lazerler) derin pigment tabakasını bozmadan da cildin rengini açabilirler. Bu yeni nesil lazerlerde eskiden olduğu gibi beyaz lekeler oluşmaz. Lazer uygulamasından sonra göz altı derisi yine çok kuruyacaktır ve yoğun olarak nemlendirilmesi gerekir. Yeni nesil lazerlerle göz altı morlukları başarılı bir şekilde azaltılabilir. Başarı oranı hastanın göz çevresindeki derinin özelliklerine bağlıdır. Koyu derili ve Akdeniz tipi cilt dediğimiz kişilerde başarı oranı daha azdır.

Ameliyat
Göz altı morlukları ameliyatla düzelmezler. Ancak şişlikler (göz altı torbalan) yağ birikimi sonucuysa çıkarıldıklarında gölgeler azalacağından kısmi bir düzelme olacaktır. Amerikalıların deyimiyle “Her iki dağın arasında bir vadi vardır ve vadiler gölgelidir.” Yani şişliği (dağı) ortadan kaldırırsak morluk da azalacaktır. Genç hastalarda eğer göz altı derisi hâlâ elastikiyetini koruyorsa ameliyat göz içinden (transkonjuktival) yapılır ve dikiş gerektirmez. 5-6 günde iyileşir. Göz altı morlukları pigment (derideki boya maddeleri) nedeniyle ise cerrahın mutlaka yapılan ameliyata ilaveten ameliyat sonrasında krem (arnica içeren kremler) veya kimyasal soyulmayla bu durumu düzeltmesi gerekir.

Alternatif yöntemler
Ancak morluklar şişlik (göz altı torbaları) nedeniyle değilse alternatif yöntemlerle bir fayda sağlanır. Bazı ırklarda göz altı derisinin doğuştan gelen yapısından dolayı irsi olarak morluklar vardır (Hintli ve Pakistanlılarda). Bazı metabolizma hastalıklarında (böbrek ve böbreküstü bezleri hastalıkları) ve bazı ilaçları (idrar söktürücüler, uzun süreli alınan tetrasiklin grubu antibiyotikler vb) kullananlarda morluklar ve göz altı lekeleri oluşur. Morluklara karşı en yaygın ve en zararsız yöntem makyajla kapatılmalarıdır. Kozmetik firmaları piyasaya çıkardıkları farklı renklerdeki kamuflaj malzemesiyle bu morlukları tamamen kapatmanıza imkân sağlarlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>